İthal Sporcular

Tarih: 26 Ağustos 2008 | Kategori: Köşe Yazıları | Yazar: necati | Yorumsuz

         Pekin 2008.
29. Yaz oyunları çok güzel bir şekilde gerçekleştirildi.
Sporcuların, olağanüstü güçleri ile yeni “Dünya Rekorları” kırıldı.
Her spor branşının, sporcular üzerinde yaptığı gelişmeler, çıplak gözle açıkça görüldü.

          23 yaşındaki bir yüzücünün vücut hatları, bir ‘yunus’ gibi. Çok çalıştığı her halinden belli. Bütün yıl boyu, hergün sekiz saat çalışma. Çok çalışmanın ardındangelen muhteşem başarı.
Dünya ve olimpiyat rekorları.
Birçok altın madalya.
Hangi ülkeden, hangi ırktan olursa olsun önemli değil.
Çalışan kazanıyor.
Bayrağını gururla dalgalandırıyor.
Milli Marşını dünyaya dinletiyor.
**
Pekin Yaz olimpiyatlarına, seksenbir ülke katıldı.
Bir çok dalda elendik.
Atletizmve güreş dışında bir başarımız olmadığını gördük..
Ne yazık ki; bu başarılar da bize ait değil. Bizim ülkemizin insanına ait değil.
**
Elvan Abeylegesse (Elvan Can, asıl adı Hewan Abeye) (d. 11 Eylül 1982), Etiyopya asıllı Türk orta ve uzun mesafe koşucusu.
Afrika’nın sarı sıcağından, birini bulmuşuz. Hewan’ı Elvan yapmışız. Ülkemiz adına yarıştırıyoruz. Ülkemizde doğmuş büyümüş, bir kişi bulamıyoruz koşacak.
**
Etiyopya asıllı 21 yaşındaki, Türk Sporcu (?) Selim BAYRAK.
Ülkemiz adına yarışacak.
Etiyopyalının adını Selim, soyadını “BAYRAK” yapmışız.
“Bayrak”
Herşeyi çözüyoruz böylece.
**
Masa tenisindeyse, Çin asıllı sporcumuz Melek Hu.

**
Naim Süleymanoğlu (d. 23 Ocak 1967; Ptiçar, Mestanlı Belediyesi , Bulgaristan), bütün otoritelere göre tüm zamanların en iyi haltercisidir. Lakabı Cep Herkülü.
Naim Süleymanoğlu, Bulgaristan’da doğmuş bir Türk.
Bulgarlar keşfetmiş, Naim Süleymanoğlu’nu.
Eğitmişler. Dünyanın en iyi haltercisi yapmışlar.
Zamanın başbakanı Turgut Özal; bu halterciyi 1986 Melbourne’de düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası’da kapıvermiş. Türkiye adına olimpiyatlara katılması için, Bulgaristan’ada bir milyon dolarcık ödeyivermiş.
Süleymanoğlu, iyi bir siyasi malzeme olmuş. Bir dönem daha halter ile uğraşmış, ülkemiz adına başarılarda elde etmiş. Daha sonra, O’nu da  kendimize uydurduk. “Cep Herkülü” şimdi ne yapıyor, bilen yok.
**
Mayıs 2008.Gazetelerde bir haber.
Milli takıma Kübalı boksör.
Boks Arenası olan müthiş Türk Ahmet Öner, Küba’nın Dünya Şampiyonu boksörü Lara Erislandy’I ülkesinden kaçırarak F.Castro’ya sert bir kroşe atmış.(Demek Cartro bundan hasta oldu.!?!..)
Bu boksöre, ay yıldızlı forma giydirip “milli” yapacakmış.
Ahmet Öner efendinin şu sözlerine bakın.
‘Ülkemin başarısı, şahsi kazancımın her zaman önündedir. Şirketim adına Küba’dan kaçırtıp, profesyonel yapmak için getirttiğim bu boksörü Türk Milli Takımına hediye etmek istiyorum.’
Haydaaaa!Atila Maydaaaa…
Sanki adam, “Havana Purosu” hediye ediyor.
Ahmet Öner, döktürmeye devam ediyor.

‘Çok büyük yetenek. Üstelik diğer getirdiğim  boksörlerden de çok daha genç. Türk  amatör boksu için çok büyük  bir kazanç olacak. Türkiye’ye, Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonlukları  kazandırıp  görevini yaptıktan  sonra onu da diğerleri  gibi  profesyonel  boks dünyasına sokacağım.  En  büyük  dileğim, onun önce Türkiye’ye yararlı  olmasıdır.  Daha  sonra profesyonel  boks hayatında  bana ve kendisine büyük paralar  kazandıracaktır.
Adam paradan da vazgeçemiyor.
Vatan millet aşkı ile yanıp tutuşan Ahmet Efendi döktürüyor.
Borcumu ödemek istiyorum.
Ben Lara’yı, Türk boksuna hediye ederek ülkeme borcumu ödemek istiyorum. Çünkü başta GSGM Mehmet Atalay ve Boks Federasyonu Başkanı Caner Doğaneli, Türkiye’de amatör boks yaşantısını bitirenlere profesyonel boks hayatını açmak için yardımlarını esirgemiyorlar. Türk boksörlerini profesyonel ringde dövüştürme imkánı yaratmama yardımcı oluyorlar. Ben de ay yıldızlı bayrağımızın olimpiyat ringinde dalgalanmasını şiddetle arzuluyorum. Lara’nın Pekin Olimpiyatları’nda Türk Milli Forması ile dövüşebilme şansını yakalayabilmesi, Türk sporunda büyük bir olay olacaktır diye düşünüyorum.’
Sana borçlusun diyen mi var?
Kardeşim; kendini ülkene karşı borçlu hissediyorsan eğer. Küba’dan boksör kaçıracağına, gel bir spor okulu aç, Türkiye’de. Yetenekli gençleri bul, eğit.
Ülkemizin nüfusunun yarısı genç. Akşama kadar kafelerde vakit öldürüyorlar. Ne yetenekler var. Boşa harcanıp gidiyor.
Bul bu gençler, eğit.
Dünyayı titretsinler.
İşte o zaman borcunu ödersin.
Elin Kübalısını getirmekle, Türk Milleti’ne hakaret etme.
**
Bizim şu Şeref Eroğlu, güreşcimiz var ya. Olimpiyatlara torpille gitmiş.
Öğrendiğime göre, isimsiz bir güreşci olimpiyat elemelerinde Şeref Eroğlu’nun sırtını mindere yapıştırmış..
Garibimi geriye itip, Şeref’i göndermişler Pekin’e.
Sporda torpil. Göbek havada.

**
81 ülkenin katıldığı olimpiyatlar bitti. Çin 51 altın madalya ile birinci. Kenya 15., Etiyopya 18., Türkiye 37.
Seul 1988 olimpiyatlarında,SCBB’nin 55 altın madalya rekoru kırılamadı.
Çin kendi başkentinde, 51 altın alarak gücünü kanıtladı.

**
70 milyon nüfuslu ülkemizde,yabancı sporcuları, “milli” sporcu olarak yarıştırmak bize yakışıyor mu?
Bizim gençlerimiz nerede?
Futbolcuların eline T.C. Nüfus Cüzdanı verip, “Milli Takım’da” oynatmak, ne kadar doğru?
Bir  Süreyya Ayhan çıktı. Onu da yok ettik. Ya da kendi kendini yok etti.
Bizim  yapmamız gereken, Dünya’daki iyi örnekleri alıp ülkemizde uygulamak.         Ülkemizin gençleriyle “milli” olma duygusunu yaşamak ve bayrağımızı dalgalandırmak.
“Türk gibi kuvvetli” sözünü unutmadan çalışmak.
**
Ne derseniz deyin! Bu yabancılar, bize hiç benzemiyor.
İsimlerini değiştirsek te bize benzemiyorlar.
Üzerlerine çamaşır suyu döküp renklerini açsakta…
Bizde, yabancılara duyulan hayranlık varya…
Bizi sporda, kültürde…herşeyde yozlaştırıyor.
Öz benliğimiz kuşatma altında.
Gittik, gidiyoruz.
**
Çin’den sarımsak ithal ediyorsak, Etiyopya’dan niye koşucu ithal etmeyelim.
Küba’ya inek verelim. Boksör alalım.
Olur mu?
Oluyor işte…
**
Konya’da bir apartman kapıcısının oğlu, dairelerin çöpünü toplamak için, merdivenleri inmiş çıkmış.
Judo’da Balkon şampiyonu olmuş.
Ahmet Şahin Kaba; “destek çıkılırsa, “Türk Bayrağı’nı” olimpiyatlarda dalgalandırmak için elimden geleni yaparım.” Diye söylüyor.

**
“İthal mercimek olur, sporcu olmaz.”
Kim ne derse desin.
Ben kendi ülkemin insanını “alkışlamak” istiyorum.
**
Bir kişi, Pekin’de  ‘sekiz altın madalya’ alıyor.
70 milyon nüfuslu benim ülkemin ‘bir altın madalyası’ yok.
Var da o madalyayı da bir “ithal sporcu” aldı.
Kim ne derse desin.
Şikayetçiyim.
*66 kg güreşçimiz Ramazan Şahin,  altın madalyayı alnının teri yle  aldı. Meğerse, Ramazan da yurdumuza üç yıl önce Rusya Dağıstan Özerk Bölgesi’nden gelmiş.  O da ithal.
Şuayip ODABAŞI
sodabasi-57@hotmail.com

Etiketler: ,

İlgili Haberler:
İlgili Linkler:

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...
Bu haber 919 kez okundu.

Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Bu Haberi Yazdır Bu Haberi Yazdır

Üye girişi yaparak yorumunuz için bilgilerinizi yinelemekten kurtulabilirsiniz.

Ad Soyad (gerekli)

E-posta (gerekli)

Web Siteniz

Bu haber hakkındaki yorumunuzu bizimle paylaşın.

« Çan’da AK Parti, Avukat Sebahattin Güner’e Teslim | Ana Sayfa | Çan’da Sokak ve Caddelere Sıcak Asfalt »